
Christine Cotton Club’ın Doğuşu
Christine Şenol, moda sektörüne adım atmadan önce uzun yıllar uluslararası otelcilik sektöründe deneyim kazandı; Hilton, InterContinental ve Sheraton gibi dünyaca tanınmış beş yıldızlı otel zincirlerinde çalıştı. Bu dönemde, tanınmış bir Kulak Burun Boğaz uzmanı olan gelecekteki eşiyle tanıştı. Evliliğinin ardından, o yıllarda otelcilik sektörünün yoğun çalışma temposunu aile hayatıyla bir arada yürütmenin zorluğu nedeniyle mesleğine ara verme kararı aldı. Moda dünyasına girişi ise aslında önceden planlanmış bir kariyer değişikliği değildi.
O yıllarda Türkiye’de hem rahat ve kullanışlı hem de şık günlük giysiler bulmak oldukça zordu. Christine Şenol önce kendisi, ailesi ve yakın çevresi için niki kadıfekumaştan rahat, şık ve farklı modeller tasarlamaya ve ürettirmeye başladı.
Bu modeller kısa sürede büyük ilgi gördü. Arkadaş ve tanıdık çevresinden gelen talep giderek artınca, kişisel bir fikir adım adım bir işe dönüştü ve sonunda ilk butik açıldı.Başlangıçta jarse ağırlıklı olan modeller, zaman içerisinde farklı ve kaliteli kumaşların kullanıldığı daha kapsamlı koleksiyonlara dönüştü ve böylece profesyonel üretim süreci başladı.
Christine Cotton Club büyüdükçe faaliyet alanı da genişledi. Avrupa’daki uluslararası moda fuarlarına katılım sağlandı, koleksiyonlar çeşitli Avrupa ülkelerine ihraç edildi. Bir dönem hazır giyim üretiminin yanı sıra, kaliteli aksesuarları, ve çantalardan Bio sandaletlere kadar farklı ürünlerin ithalatı da gerçekleştirildi.
2000’li yılların başındaki ekonomik koşullar ve Christine Şenol’un özel hayatında yaşanan önemli değişimler, markanın yolculuğunda yeni bir dönemin başlangıcı oldu. Bu süreçte Christine Şenol, yılların getirdiği deneyim ve birikimini daha bilinçli ve belirgin bir alana yöneltmeye karar verdi: Türkiye pazarı için büyük beden kadın modası.
Böylece Christine Cotton Club’ın bugün de en güçlü özelliklerinden biri olan anlayış daha da belirginleşti: büyük beden kadınlar için modern, rahat, kullanışlı ve birbiriyle kolayca kombinlenebilen koleksiyonlar yaratmak. Bu anlayışın vazgeçilmez parçalarından biri de yıllar içerisinde markayla özdeşleşen çok çeşitli renklerdeki Basic modeller oldu.
Christine Cotton Club müşterileri, yıllardır kullandıkları bu parçaların en önemli avantajlarından birinin koleksiyonlar arasındaki devamlılık olduğunu bilirler. Önceki yıllarda alınan bir pantolon, bluz, tunik veya ceket; yıllar sonra yeni bir renk ya da yeni bir modelle rahatlıkla tamamlanabilir.
Böylece her sezon gardırobu baştan yaratmak yerine, sevilen parçaları koruyarak yeni modeller ve renklerle yıllar boyunca zenginleştirilebilen, uyumlu ve kombinlenebilir bir gardırop oluşturmak mümkün olur.Bu süreklilik, Christine Cotton Club’ın temel felsefesinin de önemli bir parçasıdır:
Sevilen ve kendini kanıtlamış modeller yaşamaya devam eder, yenileri onlara eklenir.
1987 yılında kişisel bir ihtiyaç ve küçük bir fikirle başlayan bu yolculuk, bugün kaliteyi, rahatlığı, rengi ve zamansız kombinlenebilirliği ön planda tutan köklü bir markaya dönüşmüştür.
Christine Cotton Club, kadınların beden ölçülerinden bağımsız olarak kendilerini rahat, şık ve özgüvenli hissedebilecekleri giysiler yaratma anlayışını bugün de aynı heyecanla sürdürmektedir.
Kurucumuz
Christine Şenol
Christine Şenol, vizyoner bakış açısı, güçlü girişimcilik ruhu ve kaliteye verdiği önemle 1987 yılında Christine Cotton Club’ı kurarak markanın bugünlere uzanan yolculuğunun temellerini atmıştır.
Tekstil ve moda sektöründe uzun yıllara dayanan deneyimiyle yalnızca koleksiyonların oluşumuna değil, markanın kendine özgü çizgisinin ve kurumsal kimliğinin gelişimine de yön vermiştir. Modayı yalnızca giyim olarak değil; estetik, özgüven, yaşam biçimi ve kişisel ifade biçiminin bir bütünü olarak değerlendiren Şenol, yıllar içerisinde edindiği tecrübeyi güçlü bir marka kültürüne dönüştürmüştür.
İş dünyasındaki ilgi alanları tekstil ve modayla sınırlı kalmamış; turizm ve otelcilik alanlarında da deneyim kazanarak farklı sektörlerdeki bakış açısını ve girişimcilik vizyonunu geliştirmiştir.
Dünyanın farklı coğrafyalarına yaptığı seyahatler, Christine Şenol’un yaşamında ve yaratıcı dünyasında önemli bir yere sahiptir. Farklı kültürleri, şehirleri, mimariyi, sanatı ve yaşam biçimlerini yakından gözlemleme fırsatı bulan Şenol, bu zengin birikimi estetik anlayışına, koleksiyonlara ve markanın dünyaya bakışına yansıtmaktadır.
Aynı zamanda dalgıçlığa olan ilgisi, keşfetmeye ve yeni deneyimlere duyduğu merakın farklı bir yansımasıdır. Dünyayı yalnızca seyahat ederek değil, farklı kültürleri ve doğayı deneyimleyerek keşfetmeye verdiği önem, onun çok yönlü kişiliğinin belirgin özelliklerinden biridir.
Bugün Christine Şenol, Christine Cotton Club’ın kurucusu ve markanın vizyonuna yön veren isim olarak; yılların getirdiği deneyimi, yenilikçi bakış açısı ve estetik anlayışıyla birleştirerek çalışmalarını sürdürmektedir. 1987’den bu yana değişmeyen kalite anlayışı, müşteri güvenine verdiği önem ve modaya duyduğu tutku, Christine Cotton Club’ın temel değerlerini oluşturmaya devam etmektedir.
Vizyonumuz
Kadın giyim sektöründe kalite, tasarım ve güven denildiğinde akla gelen öncü markalardan biri olmak; Türkiye’de elde ettiğimiz başarıyı uluslararası pazarlarda da sürdürülebilir şekilde büyütmek.
Misyonumuz
Her sezon yenilikçi tasarımlar geliştirerek, kaliteli üretim anlayışından ödün vermeden, müşterilerimize estetik, konfor ve güveni bir arada sunmak; iş ortaklarımızla uzun yıllara dayanan güçlü ilişkiler kurarak sektöre değer katmaktır.
Değerlerimiz
- 1987’den gelen tecrübe
- Kaliteli üretim anlayışı
- Güvene dayalı ticaret
- Yenilikçi tasarım
- Müşteri memnuniyeti
- Sürdürülebilir kalite
- Etik çalışma ilkeleri
- Kadınlara ilham veren moda anlayışı